Darwin'in evrim mekanizması olarak öne sürdüğü doğal seleksiyonun gerçekte evrimleştirici bir etkisi yoktur. Doğal seleksiyon, yeni canlı türleri oluşturmaz.

Canlılığın yeryüzünde tesadüfen ortaya çıkmasının imkansız oluşu gibi, canlı türlerinin birbirlerine dönüşmesi de imkansızdır. Çünkü doğada böyle bir güç yoktur. Doğa dediğimiz kavram, taşı, toprağı, havayı, suyu oluşturan bilinçsiz atomların bir toplamıdır. Bu cansız madde yığını, omurgasız bir canlıyı balığa çevirecek, sonra onu karaya çıkarıp sürüngen yapacak, sonra kuş yapıp uçuracak ve en son olarak da akıl ve bilinç sahibi bir insana dönüştürecek bir güce sahip değildir.

Bunun aksini iddia eden Darwin, "evrim mekanizması" olarak bir kavram öne sürmüştü: Doğal seleksiyon. Doğal seleksiyon doğal seçme demektir. Güçlü ve içinde bulunduğu doğal şartlara uygun olan canlıların hayatta kalacağı düşüncesine dayanır. Örneğin aslanlar tarafından tehdit edilen bir zebra sürüsünde, daha hızlı koşabilen zebralar hayatta kalacaktır. Ama hızlı koşan zebraların hayatta kalması, zebraları evrimleştirmez yani zebradan başka bir türe örneğin fillere dönüştürmez. Nitekim doğal seleksiyonun canlıları evrimleştirdiğine dair tek bir gözlemlenmiş delil yoktur. Ünlü bir evrimci olan İngiliz paleontolog Colin Patterson, bu gerçeği şöyle itiraf eder:

"Hiç kimse doğal seleksiyon mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizmin en çok tartışılan konusu da budur."

Doğal Seleksiyon Canlılardaki Karmaşık Yapıların Nasıl Meydana Geldiğini Açıklayamaz


Evrim teorisi, yaşadıkları ortama en iyi uyum sağlayan canlıların daha çok yaşama ve çoğalma imkanı bulduklarını ve bu şekilde faydalı özelliklerini sonraki nesillere aktarabildiklerini, türlerin bu "mekanizma"yla evrimleştiğini iddia etmektedir. Oysa doğal seleksiyon olarak bilinen bu mekanizma, canlıları evrimleştirmez, onlara yeni özellikler kazandıramaz. Sadece bir canlı türüne ait özellikleri güçlendirebilir. Örneğin bir bölgede yaşayan tavşanlardan hızlı koşanlar hayatta kalır, diğerleri ise ölürler. Birkaç nesil sonra bu bölgedeki tavşanlar daha hızlı koşan bireylerden oluşur. Ancak, hiçbir zaman bu tavşanlar başka bir canlı türüne (örneğin tazılara veya tilkilere) evrimleşmezler.


Evrimcilerin Taktiklerine Dikkat!

Evrimcilerin, teorilerine doğruları yamama gayreti oldukça meşhurdur. Doğal seleksiyon kavramı buna güzel bir örnektir. Doğada güçlü olan canlıların hayatta kaldıkları, güçsüzlerin ise çoğu zaman öldükleri bilinen bir gerçektir. Evrimciler bu olayı evrim delili gibi sunmaya çalışmaktadır. Oysa güçsüz bir canlının güçlüye yem olmasının evrimle hiçbir ilgisi yoktur. Soğuğa dayanıklı olan kalır, olmayan ölür, hızlı olan kaçar kurtulur, çelimsiz ve yavaş olan geride kalarak av olur. Bu orijinal ve şaşılacak birşey değildir. Evrimciler bu doğru bilgiyi verirken yanında kendi senaryolarını da sunarlar. Doğal seleksiyon bir canlıya yeni bir özellik kazandırmaz veya onu başka bir canlıya dönüştürmez. Dolayısıyla evrim ile bir alakasının kurulması son derece mantıksızdır.


Sanayi Devrimi Güveleri Doğal Seleksiyonla
Evrime Delil Değildir


Evrim teorisinin tüm dünya çapında en çok tekrar edilen sözde 'delil'lerinin başında, 19. yüzyıl İngilteresi'nde gerçekleşen sanayi devrimi sırasındaki güve popülasyonu gelir. Evrimciler bunun "doğal seleksiyonla evrimleşmenin gözlemlenmiş örneği" olduğunu iddia ederler. İddiaya göre sanayi devrimindeki hava kirliliği ağaç kabuklarının rengini koyulaştırmış, bu nedenle koyu renkli güveler daha kolay kamufle olarak avcı kuşlardan korunmuş ve sonuçta koyu renkli güvelerin nüfusu artmıştır. Ama bu bir evrim delili değildir, çünkü yeni bir güve türü ortaya çıkmamış, sadece zaten var olan türlerin nüfus oranı değişmiştir. Bunun dışında, güvelerle ilgili bu iddianın dayandırıldığı hikayenin de doğru olmadığı ortaya çıkmıştır: Güveleri ağaçlar üzerine konmuş olarak gösteren ünlü fotoğrafların sahte olduğu ve iddia edildiği gibi bir "endüstriyel melanizm"in (endüstriyel kirlilik nedeniyle rengin koyulaşması) hiçbir zaman yaşanmadığı anlaşılmıştır.


Doğal seleksiyon mekanizmasıyla sadece canlı türlerindeki sakat ya da zayıf olan bireylerin ayıklanması sağlanır. Daha önce doğada var olmayan bir canlı türünü ortaya çıkaramaz. Ünlü Sanayi Devrimi kelebeklerinin durumu bu konuda iyi bir örnektir. Sanayi Devrimi ile birlikte ağaçların renkleri koyulaşmıştır. Dolayısıyla bu ağaçlarda yaşayan kelebeklerden açık renkli olanlar kuşlar tarafından daha kolay avlanmış ve dolayısıyla sayıları azalmıştır. Koyu renkli kelebekler ise ağaçların üzerinde kamufle oldukları için (üstte sağda) sayıca artış göstermişlerdir. Elbette ki bu bir evrim değildir. Çünkü yeni bir tür oluşmamıştır. Sadece nüfus oranları değişmiştir.

BİR ZAMANLAR "BİBERLİ KELEBEKLER" HİKAYESİ VARDI >>>


Onlarca sene kanıt olarak öne sürülen "Sanayi Kelebekleri"nin, aslında ağaca iğne ile tutturulup resimlerinin çekildiği doğru mu?

Evet doğru. Ancak söz konusu resimler doğru olsa bile, evrim teorisine hiçbir katkı sağlamaz. Çünkü doğal seleksiyonla zaman içinde elenen açık renkli kelebekler, koyu renkli kelebeklerin popülasyonunu artırdı. Yoksa açık renkli olanlar yeni bir genetik özellik kazanmadılar.

Doğal seleksiyon doğada var olmayan bir canlı türünü ortaya çıkaramaz, sadece canlı türlerindeki sakat ya da zayıf olan bireylerin ayıklanmasını sağlar. Sanayi Devrimi kelebeklerinin durumu bu konuda iyi bir örnektir. 20. yüzyılın son çeyreğine kadar olan araştırmalara göre değerlendirirsek, Sanayi Devrimi ile birlikte ağaçların renkleri koyulaşmıştır. Dolayısıyla bu ağaçlarda yaşayan kelebeklerden açık renkli olanlar kuşlar için daha kolay görünür hale gelmiş ve kolayca avlandıkları için sayıları azalmıştır. Koyu renkliler ise sayıca artış göstermişlerdir. Elbette ki bu bir evrim değildir. Yeni bir tür oluşmamış, sadece kelebeklerin nüfus oranı değişmiştir


Canlılarda Görülen Fedakarlık Örnekleri, Doğadaki Yaşam Mücadelesi İddiasını Yalanlar

Darwin'in doğal seleksiyonla evrimleşme teorisi, tüm canlıların kıyasıya bir yaşam mücadelesi sürdürdükleri varsayımına dayanıyordu. Ancak yapılan gözlemler, hayvan topluluklarında gerçekte büyük fedakarlık ve dayanışma örnekleri bulunduğunu ortaya çıkardı.

CANLILARDA FEDAKARLIK >>>

Darwinist Propagandaya NET CEVAPLAR
The Guardian Gazetesi ve ABC’den Gagalı Balinalara Uyarlanan Körelmiş Diş Masalı 2016-09-27  
Nature Dergisinde Kompleks Yaşamın Aniden Ortaya Çıkışı Ä°tirafı 2016-09-09  
PLoS One Dergisine Cevap: Epigenom, Genomun Akıllı Yönetimi Tesadüflerle Açıklanamaz 2016-07-08  
New York Times’ın Yapay Ä°nsan Genomu Yaratma Ä°ddiası Neden Anlamsızdır? 2016-05-31  
Dino Masalında Yeni Bir Sahte Ara-Tür Denemesi Yapan "Darwinist Medyaya Cevap" 2016-03-27  
Ateist Propagandanın Gücü ve Darwinist Diktatörlüğe Baş Eğen PLOS One Dergisi 2016-03-19  
Armadilloların atası yine Armadillolardır 2016-03-09  
Neandertallerle Aynı Hastalıklara Sahip Olmamız Ne Anlama Gelir? 2016-03-02  
Sputnik News’in evrim propagandası gerçekte yaratılışı kanıtlar 2015-10-09  
New Scientist Nautiluslar Konusunda Nerede Yanıldı? 2015-10-06  

DİĞER NET CEVAPLAR >>

 
 

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ

HARUN YAHYA VE ESERLERİ HAKKINDA DÜNYADAN YANKILAR

evrim teorisi | evrim nedir | evrim teorisi video | evrim | doğal seçilim | mutasyon | evrim teorisi nedir | evrim teorisi hakkında

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol